HİRSUTİZM (KILLANMA)

TANIM

Hirsutizm, kadınlarda terminal kılların erkek tipinde artması ve dağılımı olarak tanımlanan, ayrıca psikososyal sonuçları olan bir bozukluktur. Genel olarak üreme çağındaki kadın popülasyonunun yaklaşık % 5-8 kadarını etkiler. Hirsutizm çoğunlukla altta yatan endokrin bir bozukluğun göstergesidir ve bu durum genellikle hiperandrojenemi ile karakterizedir. Ancak normal serum androjen düzeylerinin varlığında da hirsutizm görülebilir.

1- Hirsutizmin Patogenezi

Hirsutizm hiperandrojenemi veya kıl folliküllerinin normal seviyedeki androjenlere artmış hassasiyetinin sonucu olarak ortaya çıkan bir durumdur. Kadınlarda androjenler temel olarak over ve\veya adrenal bezlerden kaynaklanır. Hirsutizm vakalarının büyük çoğunluğunu idiopatik hirsutizm ve polikistik over sendromu (PKOS) oluşturmaktadır. Hirsutizm sebepleri aşağıdaki gibi görülmektedir.

Hirsutizm Nedenleri;

  • Polikistik over sendromu
  • Nonklasik adrenal hiperplazi
  • İdyopatik hirsutizm
  • Cushing sendromu
  • Adrenal androjen salgılayan tümörler
  • Ovaryan androjen salgılayan tümörler
  • Hipertekozis
  • İlaçlar
  • Ciddi insülin direnci sendromları

Hirsutizmli bir hastada en önemli konu over veya adrenal kaynaklı bir malignitenin araştırılmasıdır. DHEAS düzeylerinin adrenal tümör için bir gösterge olabileceği bildirilmiştir, bununla birlikte serum androjen düzeyleri tümör tanısında doğrudan kullanılmamalıdır. Hirsutizm ani başlaması ve hızlı ilerlemesi, virilizasyon belirtilerinin olması klinik olarak tümörü düşündürmelidir. Ayırıcı tanıda over ve adrenallerin ultranografi ve tomografisi yapılmalıdır. Bu metodla tanı konulmayan vakalarda adrenal ve ovaryan kateterizasyon çalışmaları da yardımcı olmaktadır.

Hirsutizm vücudun her tarafında aşırı kıl büyümesi olarak bilinen hipertrikozisten ayırt edilmelidir. Hipertrikozis ince yapıdaki vellus kılın vücutta uniform bir şekilde büyümesi ile karekterizedir ve androjen fazlalığından meydana gelmez, çoğu kez yapısaldır veya ilaçlara ve bazı metabolik hastalıklara ( hipotiroidizm, anoreksiya, malnütrisyon veya malabsorbsiyon gibi beslenme bozuklukları) bağlıdır.

Hiperandrojenemisi olan kadınların % 65-85 kadarında PKOS vardır ve mutlaka ayırıcı tanıda düşünülmesi ve araştırılmalıdır. Çünkü PKOS sadece hirsutizm bakımından değil infertilite, lipid anormallikleri, hipertansiyon ve Tip 2 diyabetes mellitus bakımından önemli sonuçları olan bir hastalıktır. Uzun yıllar PKOS tanısında herkes tarafından kabul edilen bir tanı kriteri yoktu. Genel anlamda kabul edilen tanımı ovulatuar disfonksiyonu bulunan bir kadın hastada biyokimyasal ve klinik hiperandrojeneminin varlığı ve bu tabloya yol açacak diğer hastalıkların ( non-klasik adrenal hiperplazi, androjen sekrete eden tümörler, hipofiz hastalıkları) ekarte edilmesidir.

2- Tedavi

Hirsutizme yol açan neden ortaya konmaya çalışılmalı ve over\adrenal kanser, Cushing hastalığı, akromegali gibi spesifik hastalıklar göz önünde tutulmalıdır. Ancak günlük pratikte hirsutizmin nedeni olarak yukarıda sayılan hastalıklar sık olarak görülmemektedir. Hirsutizm ile başvuran hastaların önemli bir kısmını PKOS ve idiopatik hirsutizm oluşturmaktadır.

Tedavide kozmetik uygulamalar ve ilaç tedavisi aynı anda veya farklı zamanlarda gerekebilir. Genellikle her iki yaklaşımdan da yararlanılmalıdır. Kıl uzaklaştırıcı etkin uygulamalara rağmen henüz ideal bir mekanik tedavi metodu mevcut değildir. Mekanik tedavi metodlarıyla hirsutizm kontrol altına alınabilir, fakat bu şekilde altta yatan patolojiye bağlı doğal gidiş değiştirilemez. Ancak ilaç tedavisi ile birlikte mekanik tedavi daha yararlı bir yaklaşımdır.

Hirsutizm genellikle tıbbi tedaviyle 6-18 ay boyunca azalır ve daha sonra yeni bir plato çizer. Tedavinin etkinliğini gösteren en önemli faktör hastanın kılı uzaklaştırmak için ihtiyaç duyduğu sürede kısalma olmasıdır.Hirsutizm tedavisindeki genel prensipler özetlenmiştir.

a - Oral Kontraseptifler : İdiopatik hirsutizm dışında hiperandrojenemi hemen daima görülür ve temelde ovaryan kökenlidir. Ancak hiperandrojenemiye adrenal katkı da gösterilmiştir. Ovaryan androjen supresyonu oral kontraseptifler veya GnRH agonistleri ile yapılabilir.

b – Antiandrojenler : Hirsutizm tedavisinde ovaryan\ adrenal androjen sentezinin inhibisyonu kadar dolaşımdaki androjenlerin etkilerinin bloke edilmesi de önemlidir.

c - İnsülin Hassaslaştırıcılar : Özellikle PKOS vakalarında hastalığın patogenezinde insülin direnci ve hiperinsülineminin bulunması insülin hassaslaştırıcı tedavinin ( özellikle metformin) de bazı hastalarda tedavi seçeneği olmasını sağlamıştır.

d - Kozmetik Tedavi : Hormonal ve anti-androjen tedavinin yanında bazı hastalarda mekanik\kozmetik uygulamalar da gereklidir. Kılın kökünden koparılmasına yönelik girişimler follikülit, cilt yapısında bozulma gibi istenmeyen sonuçlar doğurur. Kılların sarartılması ise hastaya psikolojik olarak fayda sağlamaktadır. Son yıllarda istenmeyen kılların tedavisinde laser tedavisi artan oranda kullanıma girmiştir. Laser tedavisinin temel etki mekanizması kıl follikülünde termal hasar yapmasıdır, kıl kökü etrafındaki diğer yapılara etki etmemekte bu nedenle selektif fototermoliz olarak isimlendirilmektedir. Genel olarak laser tedavisi hormonal\anti- androjen tedavi ile belirli bir süreden (6-9 ay) sonra uygulanması tavsiye edilmektedir.

Hirsutizm tedavisinde temel prensipler

Genel prensipler

  1. Altta yatan hastalığın tedavisi
  2. Varsa obezitenin tedavisi
  3. Multidisipliner yaklaşım

İlaç tedavisi

  1. Ovaryan androjen baskılanması
  2. Adrenal androjen baskılanması
  3. Antiandrojenik ilaçlar
  4. İnsülin direncini azaltan ilaçlar

Kozmetik tedavi

Psikoterapi

Detaylı bilgi almak yada Randevu talepleriniz için 0(232) 463 62 62 numaralı telefon numarasından yada web sitemizdeki E-Randevu sisteminden de ulaşabilirsiniz.

Ayrıca tüm sorularınız için web sitemizdeki Doktora Sor sisteminden de ulaşabilirsiniz.